Pazartesi, Eylül 17, 2007

İçimden Geldiği Gibi Bir Şeyleri Anlatmak İçin

Hani bir yokluk vardı ya , senin yokluğun…İşte o şey tepemde şimdi.Beynimi kemiriyor…Gecelerimi zindan ediyor bana.Ne göğün güzelliğini gösteriyor ne de ateşin kızıllığını.Sadece koyu karanlığı anlatıyor.Nereye dokunsam seni hissetmek istiyorum aslında.Her anımda olmanı ve ışığımın sonsuzluğu olmanı istiyorum.Geçmiş zamanda yaşanılan her şeyin aslında ne kadar yanlış olduğunu anladığım anda sana geldim ben.Sana her şeyi geride bırakıp geldim.Hayal kırıklıklarımı,hüzünlerimi,tükenmişliğimi,hislerimi…Sevinçlerimi bile geride bırakarak geldim ben sana.Herşeye yeni baştan başlamak için.Her anı yeniden hissetmek için.Hissetmeyi öğrenmek için.Düşler nasıl kurulur bilmek için geldim ben sana.Bırakmak için değil.Ne bir kışa nazar ne de bir yaza...Her şartta yanında olmak bildim ben sevgiyi.Kendini unutup onu bilmek…Onunla düşmek,onunla kalkmak.Onunla batmak yeri geldiğinde onunla ağlamak.Ve yeri geldiğinde ona ağlamak.Ağlamaktan utanmadım hiç.Ama gözyaşımı da göstermedim bugüne kadar.Düştüğünde; her düştüğünde yanında olmak için geldim ben sana.Aşkı en güzeliyle ve elimden ve kanımdan gelenin en büyüğü ile sana yaşatmak için geldim ben.
Hani sakin bir Pazar sabahında uyanıp; sonra da camı açıp dışarıya bakarsın ya…Dünyaya bakarsın…Ve sevinirsin “Dünya bak seni nasıl da yendim.Senden önce uyandım bu sabah…” diyerek.Herkes uyuyordur daha.Ne komşu teyze uyanmış ne de bakkal amca.O tertemiz hava sadece senindir.Dışarıda kuşlar sadece senin için ötmektedir.Kendini beyazlığın içinde hissetmek gibidir o an.En yüce duygulara ulaşmak gibi.Aşkı tatmak gibi…
Hayat seninle güzel.Seninle çekilir karanlığın koyusu…Her derde deva yine sen.Hiç bir şey istemem halbuki senden.Sadece sevgi.Hani dünyayı ayakta tutacak insan kudretinin adı olan sevgi.Ben sevgimi senden başka kimseye vermek istemiyorum.Sense belki onu düşünerek benimle avunuyorsun.Bilmiyorum düşlerinin arkasındaki hüznü.Anlatmadığın için belki.Belki de anlamadığım için.Anlamaya hazırım gerçi.Seni her şeyinle anlamaya hazırım.
Ama bazı şeyler anlaşılmıyor.Neden insanın sevdiğini düşmanı gibi görebildiği örneğin.Neden insanın ilk önce sevdiğine koşmaması gibi.İnsan karanlıklar tarafından vurulduğunda ilk kime koşar?İlk nereye bakar?Sağına mı soluna mı?Arkasında mı arar günışığını yoksa kendine sığınışı önündeki karanlığa bakamayışından mıdır?Düşlerdeki maviliklerden neden vazgeçilir?O karanlık daha güzel olduğu için mi?Hangi renk karanlıktan daha güzel değil?Hangi sadece adı sevgi olmayan içi de dışı da sevginin kendisi olan sevgi yolda bırakılır bir ezilmiş papatya gibi?
Sadece seni anlamak ve sevmek isteyen ben şimdi seninle sensizliği yaşamamak için sensizliği sevmeye çalışıyorum.Ne kadar fazla değil mi sensizlik?Ah bir de içimdeki sensizlik ne kadar derin bir bilsen…Ne kelimeler yutar o sensizlik.Ne yaralar açar kalbime.Bense içinde sen varsın diye her seferinde sana bir şey olmasın diye korumaya çalışıyorum seni senin yarattığın sensizlikten.Hem de yüreğimle sarmalayarak korumaya çalışıyorum seni…
Tüm bunlara neden sorusunun sorulamayacağına ve cevabının kendiliğinden bulunacağına inanıyorum.Ama eğer sen hala “ Neden? “ diye bana soruyorsan…O zaman ben daha fazla konuşmuyorum…

17/09/2007 10:39 pm

0 yorum: