Çarşamba, Kasım 23, 2011

Bırak Olan Olsun...


Dustugun zaman dostun olmuyormus
Gerci ogrenmek icin illaki dusmeye gerek yok
İnsanların hal ve tavırlarına bakmak yeterli
Cok incelemeye de gerek yok ustelik
İnsanların baskalarının kanı uzerinde nasıl da rahatca yuruduklrine bakmak yeterli
Basa gelen cekilir de insan zaten dusmenin kotulugunu yasarken neden daha da fazla uzmek ister diger insalar
Dost bildiklerin seni kanlar icindeyken savas alanında yapayalnız bırakır
Tek basına kanlar icinde karanlıga bakıp durursun
Oylece kalakalırsın
Caresiz , sessiz , yorgun , bitkin ve halsiz…
Bakarsın etrafına kucucuk bir umutla da kimse gelmez
Kimsenin gelmedigi her an yaraların sanki gelmeyenler yanına gelmemesine ragmen
Bicaklıyor gibi iyiden kanar
Yorulur bırakmak istersin yasamak icin savasmayı
Ama nedense bırakamazsın
Donup araksını gidenlere belki bir kac kelime edebilmek icin iyileştiginde
Belki de iyileşemeyecek olsan bile en azından bak ben savatsım diyebilmek icin
Gerek yok aslında hic bir seye
Bırak solsun ciceklerin
Bırak dokulsun yaprakların
Dokulen yaprakları toplamakla harcama kendini
Vazgec
Bırak gerisini ilerisini
Su anda olmeye bak
Dısarıdan bir suru vagon geciyordur belki
Perdeyi ac
Perdeyi acmazsan dısarıda ne oldugunu ya goremezsin
Ya da baskalarının gordugu kadar gorursun
Ya ac kalırsın
Ya tok olursun…
Her ikisinin de sonu olumse
Cabalamak neden?
Bırak solsun ciceklerin ellerinde
İcin kanasın
Mezarını da bul
Yanında da bir cicek ek
Akan son kanlarını da o cicegin dibine dok
Sen oldukce o senin olumunle yasasın…